KURUMSAL
Çanakkale Cephesi’nde 110 yıl önce Mehmetçiğe sunulan yemek menüsü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü akademisyenleri ve öğrencileri tarafından modern bir yaklaşımla yeniden hazırlandı.
“Siperden Sofraya: Geçmişten Günümüze Modern Yorum Projesi” kapsamında hayata geçirilen çalışma, İtilaf Devletleri’nin Çanakkale’yi terk ettiği 9 Ocak 1916 tarihinin yıl dönümü anısına gerçekleştirildi. Proje, Dardanos Mutfak Akademisi Koordinatör Yardımcısı Öğretim Görevlisi Emre Mümin, yüksek lisans öğrencisi Emre Usta ve Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er tarafından, ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Karataş’ın danışmanlığında yürütüldü.
Binlerce Harp Ceridesi İncelendi
Proje kapsamında arşivlerde yer alan yaklaşık 1400-1500 harp ceridesi, komutan notları ve raporlar incelendi. Mehmetçiğin cephede tükettiği yemekler, Dardanos Mutfak Akademisi’nde, Akıncı Taktik Tekstil şirketinin ANAFARTA markasının katkılarıyla modern bir sunumla yeniden hazırlandı.
Menüde; adaçaylı isli tereyağlı peksimet, Gelibolu Yarımadası otlarıyla hazırlanan un çorbası, portakallı granita, pirinç keki üzerinde nohut püresi ve kavrulmuş et, papara (et suyuyla ıslatılmış ekşi peksimet) ile fındık krokanlı, çaylı ve üzümlü tatlı yer aldı.
Hazırlanan menü; Çanakkale Vali Yardımcısı Abdül Kadir Duran, Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, Avustralya’nın Çanakkale Konsolosu Laura Wauchope ve davetlilere ikram edildi.
“Gastronomiyi Tarihimize Nakşetmek İstiyoruz”
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu, proje kapsamında Çanakkale Cephesi’nde Mehmetçiğe sunulan yemeklere ilişkin doğru bilinen yanlışların ele alındığını belirtti. Harp cerideleri ve komutan raporlarının incelendiğini aktaran Erenoğlu, “Askerlerimizin sadece tahin ekmeği ve hoşafla beslendiği algısının doğru olmadığını gördük. Protein ağırlıklı menülerin de cephede yer aldığını belgeledik. Amacımız, yükselen değer gastronomiyi tarihimize nakşetmek” dedi.
“Askerin Aç Kalmadığı Belgelerle Ortaya Kondu”
Çanakkale Savaşları Enstitüsü Müdürü Utkan Emre Er ise çalışmaların, askerlerin aç kaldığı yönündeki yanlış algıyı düzelttiğini ifade etti. Er, “Harp ceridelerinde, askerin beslenmesine önem verilmediğinde komutanların uyarıldığı hatta görevden alındığına dair emirler bulunuyor. Bu da ikmal hattının disiplinli şekilde işlediğini gösteriyor” diye konuştu.
“Bu Menü, Askerimize Güç Veren Yemeklerin Günümüz Yorumu”
ÇOMÜ Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İlker Türkeri de hazırlanan menünün, savaşın acı yönlerini değil, askere güç veren beslenme düzenini yansıttığını vurgulayarak, “Kavurma, peksimet ve portakal gibi ürünlerin günümüz versiyonlarını misafirlerimizle buluşturduk” dedi.
“O Gün Yapılan Yemeklere Saygı Duruşu”
Dardanos Mutfak Akademisi Koordinatör Yardımcısı Öğretim Görevlisi Emre Mümin ise projeyi hayata geçirirken büyük bir heyecan yaşadıklarını belirtti. Mümin, “Arşiv kaynakları, bilinen pek çok bilginin doğru olmadığını ortaya koydu. Askerimizin savaş boyunca aç kalmadığını gördük. O gün yapılan yemeklere saygı duruşunda bulunmak istedik” ifadelerini kullandı.
Mümin, peksimet, portakal, nohut, et, un çorbası ve kuru üzüm gibi ürünlerin cephe şartlarında hayati öneme sahip olduğunu belirterek, “Bu millet askerini aç savaştırmadı. Belgeler bunu net biçimde ortaya koyuyor” dedi.