İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. ÖÄŸr. Üyesi Ece Åžener, gastronomi sektörünün 2026 yılında önemli bir dönüÅŸüm sürecine gireceÄŸini belirterek, teknolojiyi “arka planda akıllıca kullanan” restoranların öne çıkacağını ifade etti.
Üniversiteden yapılan açıklamada görüÅŸlerine yer verilen Åžener, 2025 yılının yeme içme alışkanlıkları, iÅŸ modelleri ve tüketim biçimlerinin sorgulandığı bir “yeniden düÅŸünme ve yön bulma yılı” olduÄŸunu vurguladı. Åžener, 2026’da bu sorgulamaların somut uygulamalara dönüÅŸeceÄŸini ve sektörün iç dengelerinin yeniden ÅŸekilleneceÄŸini söyledi.
Türkiye’de Michelin yıldızlı restoran sayısındaki artışın ülke gastronomisinin uluslararası görünürlüÄŸünü güçlendirdiÄŸine dikkat çeken Åžener, yerel ürünlerin yaratıcı tabaklarla yeniden yorumlanmasının önümüzdeki yıllarda çok daha yenilikçi bir gastronomi ortamı yaratacağını belirtti.
Görsellik ve renk trendlerine de deÄŸinen Åžener, 2025’in gastronomide “yeÅŸilin yılı” olarak öne çıktığını; Antep fıstığı ve matcha gibi ürünlerin özellikle sosyal medyada güçlü bir estetik dil oluÅŸturduÄŸunu aktardı. Yeme içme görsellerinin artık moda ve güzellik dünyasını da etkilediÄŸini söyleyen Åžener, gastronominin kültürel bir ifade alanına dönüÅŸtüÄŸünü ifade etti.
Lüks markaların restoran yatırımlarını artırdığına iÅŸaret eden Åžener, gıdanın defilelerden vitrinlere kadar pek çok alanda sembolik bir deÄŸer kazandığını belirtti. Basit ürünlerin özel ambalajlarla lüks tüketim nesnesine dönüÅŸmesinin bu dönüÅŸümün en çarpıcı örneklerinden biri olduÄŸunu kaydetti.
Åžener, 2025’in en önemli kırılma noktalarından birinin “uzun ve saÄŸlıklı yaÅŸam” yaklaşımı olduÄŸunu vurgulayarak, liften zengin, fermente ürünlerin ve dengeli protein kaynaklarının ana akım tüketicinin gündemine girdiÄŸini söyledi. “Daha az ama daha iyi yeme” fikrinin öne çıktığını belirten Åžener, bitkisel, hayvansal ve hibrit proteinlerin daha bütüncül beslenme modelleri içinde deÄŸerlendirildiÄŸini aktardı.
Gastronomi giriÅŸimciliÄŸi açısından 2025’in zorlu geçtiÄŸini ifade eden Åžener, artan maliyetler ve yatırım baskısının büyük projeleri geri plana ittiÄŸini belirtti. 2026’da ise yatırımcıların ölçeklenebilir, veriyi etkin kullanan, güçlü marka vizyonuna sahip küçük ve esnek projelere yöneleceÄŸini öngördü.
Yapay zeka ve dijital teknolojilerin sektörde giderek daha görünür hale geldiÄŸini kaydeden Åžener, 2026’da bu dönüÅŸümün kalıcı olacağını belirterek ÅŸu deÄŸerlendirmede bulundu:
“Menü planlamasından stok yönetimine kadar pek çok süreç veri temelli kararlarla ÅŸekilleniyor. BaÅŸarılı restoranlar, teknolojiyi vitrininde sergileyenler deÄŸil; onu arka planda akıllıca kullananlar olacak.”